İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, ekonomik ve siyasi güçler tarafından, kendilerini ne kadar demokratik saysalar da önemi genelde vicdan rahatlatmanın ötesine geçemeyen bir belgedir.
Münster'deki kan gölü vesilesiyle çırak öğrendi ki, dinler ne kadar insanları yakınlaştırmayı vaat etseler de asla bu amaca hizmet etmiyorlardı, üstelik din uğruna girişilen bir savaş bütün savaşların en saçmasıydı, ne de olsa Tanrı, istese bile, kendi kendine savaş açamazdı...