Sonya, bir alıntı ekledi.
5 saat önce · Kitabı okuyor

Gururumu körler taşa tutmuş, düş kırıklığım dilencilerin ayaklarının altında ezilmiş.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 155 - Can Yayınları)Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 155 - Can Yayınları)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!), bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

İntihar
İçgüdülerim, varoluşun hiçbir somut koşulunun benim gibi varlıklara uygun olmadığını, gündelik hayatın hiçbir meselesinin lehimize sonuçlanmayacağını söylüyor. Pek çok nedenden dolayı hayattan zaten uzaklaşıyordum, bu da tuz biber oluyor. Sıradan insanları yüzde yüz başarıya ulaştıran bu koşullar, sıra bana geldiği anda tahmin edilmesi imkansız, uğursuz sonuçlar doğuruyor.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 472)Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 472)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!), bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

Haklı mı?
Hayvan ne yaptığını bilmez: Düşünmeden, akıl yürütmeden, gerçek bir geleceği olmadan doğar, büyür, yaşar ve ölür. İyi ama, hayvandan farklı yaşayan kaç insan var ki?

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 464)Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 464)
İbrahim PÜSKÜL (Hiçbir şey yok!), bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor

İşte Pessoa Felsefesi
Yazdıklarımı okuyan herkes (konunun gerektirdiği gibi, adım adım da olsa) başkalarının bakışları ya da görüşleri karşısında hissetmemeyi öğrensinler - bu kaderimde varsa, hayatımın skolastik durgunluğu şöyle böyle de olsa ödülünü bulmuş demektir.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 462)Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa (Sayfa 462)
DESTİNA ÖYKÜ, Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı'ı inceledi.
11 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ferit EDGÜ – Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı*

Ferit EDGÜ kesinlikle sıradışı bir kalem. Kısa öyküleri ve novellaları oldukça sağlam. Okunulması gereken bir kalem olduğu düşüncesindeyim.

Kitap üç ayrı bölümden oluşuyor;

1. Çakır'ın Öyküsü
2. Ara
3. Su Testileri

Her bölümün başı Fernando PESSOA ile başlıyor ki bu da ayrı bir lezzet elbette..

1.Bölümde en sıradışı olay; fotoğraflar olmadan fotoğraflar anlatılıyor ve okuyucu, kafasında o fotoğrafı kendisi çekiyor. Yani ilk bölüm fotoğrafsız bir fotoroman gibi.. Çok güzel idi..

● Foto 26; “Çakır, odanın ortasında. İki elinde birer sandalye var. Ünlü sandalye akrobasilerinden birini yapıyor.” gibi..

Ara bölüm; romanın konusuna değinilen bölüm..

2.Bölüm de ise roman, bağlarına kavuşuyor. Bu bölümün özelliği ise olaylar tek bir kişinin ağzından değil, romanda yer alan bütün kişilerin konuştuğu, kendini anlattığı, anlatırken yarım kalan konuşmalar ve bu konuşmaların yutkunamamaya dönüşmesi... Yarım bırakılan cümleleri okuyucu olarak bizler bağlıyoruz.. Bu da derin bir etki yaratıyor.

Sonsuz ve sınırsız bir dünyaya hoşgeldiniz...

Herkese keyifli okumalar kitap sever güzel insanlar..