Tavşan bir gün "GERÇEK nedir?" diye sordu. "İçinde vızıldayan bir şeylerin ve bir tutamacının olması anlamına mı gelir?" "Gerçek senin neyden yapıldığın değildir" dedi Zayıf At. "O senin başına gelen bir şeydir. Bir çocuk seni çok, çok uzun zamandır sevdiğinde, yalnızca oynamak değil ama GERÇEKTEN sevdiğinde, o zaman Gerçek olursun." "Canım yanar mı?" diye sordu Tavşan.
"Bazen" dedi Zayıf At, her zaman dürüst olduğu için. "Gerçek olduğunda canının yanmasını umursamazsın." "Hepsi bir anda olup dayanılmaz bir hal mi alır, yoksa azar azar mı olur?" diye sordu. "Hepsi bir anda olmaz" dedi Zayıf At. "O hale gelirsin. Uzun zaman alır. Bu yüzden kolayca kırılan ya da keskin kenarları olan veya dikkatlice korunması gereken insanların başına sıklıkla gelmez. Genellikle Gerçek olana kadar tüylerinin çoğu sevilirken yolunmuş ve gözlerin düşmüş ve bağlantı yerlerin gevşemiş olur, çok pejmürde bir hal almış olursun.Ancak bunların hiçbir önemi yoktur çünkü bir kez Gerçek olduğunda —sadece anlayamayan insanların haricinde— çirkin olamazsın. Bir kez Gerçek oldun mu bir daha sahte olamazsın. O sonsuza dek sürer."
Sevgi bir tutku değildir. Sevgi bir duygu değildir. Sevgi birisinin bir şekilde seni tamamladığının derinden anlaşılmasıdır. Birisi seni tam bir döngü yapar. Diğerinin mevcudiyeti seni çoğaltır. Sevgi kendin olma özgürlüğü tanır sana; o sahip olma değildir.
RUHUN OLGUNLUĞU, İÇİNDEKİ GÖKYÜZÜNE DOKUNUYOR. Bir kez içindeki göğe yerleştin mi, bir yuva buldun mu, eylemlerinde ve davranışlarında muhteşem bir olgunluk yükselir.