'Şöyle bir düşünün: Hiç korkunuz olmasaydı şu anda ne yapardınız?' Wilbur bir an onu inceledi. Sonra, düşünmeden, dürüst bir cevap verdi:
"Telefon numaranızı rica ederdim."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayalet, hayatın hızla değişen temposunun bir sorun olduğunu düşündü.
Günler her yere dağılabilseydi, yani Pazartesi kırk yaşında, Salı dokuz yaşında ve Çarşamba seksen bir yaşında olsaydınız, bu daha faydalı olurdu.
Her şeyin geçici doğasını bilirdiniz, bir ömrün içinde kendimizin kaç farklı versiyonunu barındırdığını fark ederdiniz. Hayatın güzelliği çok daha açık bir şekilde ortaya çıkardı. Tıpkı gün batımının büyüleyici olması gibi, çünkü bize her günün sonunda geceye dönüştüğünü anlatır.
Hayatta birçok ölüm oldu.
Hayalete göre insan aşama aşama ölüyordu. Bu yüzden kendini genç yaşta görmek özellikle dokunaklıydı.
Yaklaşan şey gençliğin, ideallerin ölümüydü. Bağlantıların, dostlukların, ilkelerin, sevginin ölümü. Ve bunlar çoğu zaman sadece tercihlerdi. O an için doğru gibi görünen tercihlerdi bunlar, ama sona, en son ölüme vardığınızda geriye bakıp yol boyunca geride bıraktığınız tüm kayıp versiyonları fark ediyordunuz.
O an, bir zamanlar olduğu kişiyi özledi. Ve içindeki iyiliği, çimenlerin yeşilliği kadar doğal bir şekilde, özledi.