Benim böylesine uğraşarak anlatmaya çalıştığım Osmanlı'nın Türkler karşısındaki tutumunu, Atatürk, Nutuk'ta tek tümce ile özetler:
"Osmanoğulları, zorla Türk ulusunun egemenliğine ve
saltanatına elkoymuşlardı. Bu zorbalıklarını altı yüz yııdan beri sürdürmüşlerdi."
Yavuz Sultan Selim'in Anadolu'da izlediği bu kanlı siyasada Kürtler ile işbirliği yapmış olması da, Osmanlı Devleti'nin Türkler karşısındaki tutumuna ve devletin yapısına ışık tutacak bir başka olgu.
"Biz Türkler... Çeşitli milletleri idaremiz altında tuttuk. Kendileri ile hesapsız savaşlar yaptığımız bu milletlerin bize rahmet okumayacakları belli bir şeydir. Nasıl ki aleyhimizde türlü iftiralar uydurulmuş, sayısız kitaplar yazılmıştır. Fakat bütün o milletlerin içinde bizim topluluk halinde fuhuş yaptığımızı iddia eden tek kişi dahi çıkmamıştır."
Bunu, Osmanlı yapmıştır.
İşte, Türkler için Safevi Devleti, Orta Asya'dan bu yana İslami bir görüntü altında sürdürdükleri inanç ve geleneklerine göre yaşayabilmek için bir umuttu.
Osmanlı İmparatorluğu 'nun kozmopolit bir karakter ve hatta devletin temelini teşkil eden Türkler 'in siyasi haklarını ve iktisadi refahlarını kaybetmeleri karşısında Türk halkı dönmelere karşı ayaklanmışlardır. Yani Celali isyanlarını milliyetçi bir hareket olarak izah etmelidir.