Piyanoda yanlış nota diye bir şey olmadığına dair müzisyenlerin söyleyip durduğu eski bir klişe laf vardı. Ama Nora’nın hayatı anlamsız bir kakofoniden ibaretti. Muhteşem yönlere doğru gidebilecek bir parça, artık hiçbir yere gitmiyordu.
O derginin kapağına -bir kara delik resmine- bakarken, aslında kendine baktığını fark etti. Bir kara deliğe. Can çekişen, kendi içine çöken bir yıldıza.