"Ben gidince ona değişik geldi, benimle çok oyalandı. Her gün o yaşında gelir, yemek getirirdi. Ben de yorulmasını istemediğim için yemek getirmesin diye Harem-i Şerif'e saklanırdım. O zavallı çarşafın altında tencereyle yemek getirir, onunla dolaşır, beni arar, bazen de yemek dökülürdü. İşte onun için 'Doktor sen sevgiden ne anlarsın!' derdi.
Çok iyi bir o kadar da dertli bir hanımdı. Benim odamda kaldığı zaman bir bakardım gece kalkmış, zikir halinde kendinden geçmiş, kıpkırmızı olmuş, cehri zikir yapardı."