1. Resûlullah’ın (as) Şemaili:
Yüce bir ahlak üzere olan Peygamber, buhranlar ve vahşet içerisinde kıvranan insanlığa kendi ifadesiyle güzel ahlakı tamamlamak için gönderilmişti. O, örnek davranışlarıyla vahşi bir dünyadan medeni bir dünya kurmuş, zulüm ve ahlaksızlıklarla dolu bir toplumdan “asr-ı saadet”e damgasını vuran altın nesiller yetiştirmiştir. O’nun sireti gibi sûreti de güzeldir.
Sünen-i Tirmizî’nin “Menâkıb” bölümünün 19. bahsinde yer alan bilgilere göre, Hz. Ali (ra) Sevgili Peygamberimizin şemâilini söyle anlatmaktadır:
Resûlullah (sav) ne son derece uzun ne de son derece kısaydı, O orta boyluydu. Saçları, tam düz olmayıp, biraz kıvrımlıydı. Şişman olmadığı gibi yüzü tamamen yuvarlak da değildi, ve rengi kırmızıya çalan beyazdı. Gözleri kara, kirpikleri uzundu. Mafsal kemikleri ve omuzlarının arası iriydi. Avuçları ve ayakları dolgundu. Yürüdüğü vakit, yamaçta yürüyormuş gibi sert adımlar atardı. Bir tarafa döndüğünde bütün vücuduyla dönerdi. İki omuzu arasında Peygamberlik mührü vardı; zira O, peygamberlerin sonuncusuydu. Gönlü cömert ve aksanı en düzgün kişiydi. Gayet yumuşak tabiatlı, muaşereti de soylu idi. Ansızın gören O’ndan çekinir, fakat tanıdıkça O’nu daha çok severdi. Kendisini tanımlayan kimse, “ Ne O’ndan önce ne de O’ndan sonra asla bir benzerini görmedim.” derdi.
Şüphesiz bizlerin ve günümüz insanının O’ndan öğreneceği çok yüce ahlaki değerler bulunmaktadır.
2. Temizlik:
Allah Resûlü, temizlik ve sağlığa son derece önem verirdi. “ Temizlik imanın yarısıdır.” buyurur, temiz olmayanlarla konuşmak bile istemezdi. Yamalıklı elbise giyer ancak kirli ve yırtık elbise asla giymezdi. Bir gün kendisine eli yüzü kirli, tırnakları uzamış biri gelip ahirete ve gayba ait sorular sorduğunda, ona, önce git şu tırnaklarını kes, sonra gel sorunu sor