Okuduğumda bana yüksek sesle bir şey anlatmadı. Daha çok susarak düşündürdü. Toprak, doğa, inanç... Hepsi var ama hiçbirine net bir isim konmuyor. Joseph'in toprağa tutunuşu, onu kutsallaştırması bana insanın hayatta bir şeye tutunma ihtiyacını hatırlattı. Bazen o şey Tanrı oluyor, bazen bir toprak parçası.
Bu kitapta beni en çok etkileyen şey duyguların gösterilmemesi oldu. Acı var ama dramatik değil, yalnızlık var ama şikâyet yok.
Steinbeck sanki "bak, hayat böyle" deyip geri çekiliyor. Okurken büyük olaylar bekliyorsun ama asıl olan bekleyişin kendisi oluyor.