Küçük yaşta çıraklığa gidenler zaten hep çocuk kalır.
Koca adamlar, hatta dâhiler arasında bu nedenle çocuk ruhlu olanlar çoktur. İşte Mozart da 35’inde, çocuk demesek de bugün için epey genç sayılacak bir yaşta öldü.
Bu eğitim tam aksine, insanların yaratıcı taraflarını öldürüyor. Üstelik herkes bir yaratıcılık lafı tutturmuş gidiyor. Neymiş, çocukların yaratıcılığını teşvik ediyormuşuz! Kimse kusura bakmasın ama ben çocukların üzerinde böyle bir etki göremedim.
Beri yandan sorsan, mangalda kül bırakılmıyor.
Her insanın yapması gereken işler var. Kendini göstereceksin, mesleğinde kaliteni ispat edeceksin, eser vereceksin... Veya kendini ispat edemeyecek, eriyip gideceksin.
25-40 arasında hayata karışır, söz söylemeye başlarsınız. 40-55 arası olgunluktur, otorite olma dönemidir. 55 ve sonrası ise bir dinlenme, demlenme zamanıdır. Bu yaşlarda çok bir şey yapmazsın; yeni şeyler ortaya koymaz, genelde tekrar edersiniz. Bu dönemini sürenler arasında, seyrek de olsa taze eserler verene rastlanır. îşte her birimiz bu süreçlerden geçeriz, çünkü biz bu dönemlerde yaptıklarımızla şekilleniriz.