Aygül Milisoğlu

Aygül Milisoğlu
@Ayme44
Senin kalbinden sürgün oldum ilkin Bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Yâr-ı Yara
Sen yaz, ben okurum, Böyle kalsın bu devran, Sen mürekkep ol, ben eski bir lisan. Hangi mısraya değsen, orada kanasın zaman. Sen yaz, ben sonbahar; Dökülsün avuçlarına sustuğum ne varsa. Kurusun daldaki son harf, eksilsin zaman, Mürekkebin dindiği yerde başlasın yara.
Aygül Milisoğlu
Hadiselerin muhasebesi yazılarınızı okuyorum. Genelde polemik yazıları ama edebi bir hava da seziyordum. Şiirlerinizi okuyunca yanılmamışım. -Sen oku, ben yanayım, Madem ki devran bu, böyle kalsın.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kardeşime Mektup - Metin Önal Mengüşoğlu
Kolsuz ve düğmesiz ve sağ göğsünde bir rozet deliği olan Frenk gömleği, Bekâr terleriyle sırılsıklamdı, hayata acemi erkeğinin, Ah gülüm, onu kanla ıslatmayı becerdiğim gün artık ne esirlik ne zulüm, Ne de gözlerimde sabah tuvaletinden arta kalan sabun köpüğü… Kardeşlik, dostluk ve arkadaşlık Bir sancının vücuda ilk girmesi gibi sıcak ve güzel bir şeydir sevgilim. Çünkü ben onlarla geçtim gerçek bir buluşma olan namazın, Kesin ve ödün vermeyen saflarından… Sana döndümse şimdi ben, bütün eski sevgilerimi yığarak döndüm. Yaşayamadıklarım yaşayabildiklerimden daha çok ve daha layıksa özlenmeye, Sesim seninle daha gür, şarkılarım daha özgürse, bil ki; Yaşayamadıklarımızı yaşanabilir kılmak için savaşmak, Seninle bir menekşeyi koklayıp soldurmaktan daha güzeldir… İsterdim öğrenmesin ta doğacak oğlum bile sana nasıl yandığımı. Ben tırnağımla koparırken ta göğsümdeki kermeleri, Doğacak çocuğuma emanet olsun öfkem, kılıcım ve heyecanım Ve yüreğim soğusun diye sevgilim yüzüne bakıp susacağım. Başını bağlayıp düş ardıma, sevgilim düş ardıma seninle bir adım daha yaklaştım, daha yaklaştım muradıma… ve ben diplomalarımı yırttımsa, bunun üstüne kılıcımı kınından sıyırdımsa kalleşliği bir hamlede yere vurdumsa savur gülüşlerini ne duruyorsun, konuş dillerin olayım, Ağla dua et, çünkü hıncımda tazedir sevincimde Çünkü tek sevda var şimdi içimde ''kavgamız'' ve saflarımızda senin yerin… Nasılda dadanmış sarışın sırtlanları daha gömülmediğimiz mezara, şu küfürbaz kuşağın.
Aygül Milisoğlu
Murat Kapkınerin ses tonu Ahmet Arife çok benzemiyor mu.