"Daha önce tek kelime bile konuşmadığım insanlarla uzunca sohbet ettim bu sayede. Bazen
kelimelerle ifade edemediğin şeyleri yemekle ifade edebilirsin."
İşte yine başlıyordu; benim kanıksadığım bu sanata olan tutkusu,şiire dönüşüyordu. Böyle bir tutkuyla ansiklopediler yazsa hepsini okurdum.
Tekrar kendim için bir şeyler yapmak, sadece var olmak çok iyi gelmişti.
Ne boşta kalmayayım diye beni iteleyen yapılacaklar listesi ne de beklentiler. Sadece ben.
Kitaplarda insana güven veren bir şey vardı. Başlangıçları, ortaları ve sonları vardı ve eğer bir kısmı beğenmezseniz, bir sonraki bölüme geçebilirdiniz. Eğer birisi ölüyorsa, o ölmeden önceki son sayfada okumayı bırakabilirdiniz ve böylece o kişi sonsuza dek yaşardı. Mutlu sonlar kesindi, kötüler yenilirdi ve
iyiler hep baki kalırdı
Onu tekrar görebileceğimi anlayana kadar onu tekrar görmek istediğimin farkında değildim ve içimdeki o histen de zaten en başından beri nefret etmiştim.