Bir ürünün bedelini neyin belirlediği, insanın ekonomik bir varlığa dönüştüğü ilk dönemden beri ekonomistlerin zihinlerini kurcalayan bir soru. İnsanın, basit ekonomik sistemi kuran canlıdan, daha karmaşık bir süreci ifade eden sanatı ekonomiye dönüştüren bir canlıya dönüştüğü süreçte bu soru daha da kördüğüme dönüştü. Günümüzde özellikle sanat eserleri konu edilince fiyatı neyin belirlediği sorusu, neredeyse matematik ve ekonomi biliminin dışına çıkmaya başlıyor.
Meksikalı yazar Valeria Luiselli’nin romanı “Dişlerimin Hikâyesi” yukarıdaki soruya yanıt vermeye çalışan bir roman. Romanın “Sonsöz” bölümüne bakacak olursak, kitabın çıkış amacı bir roman yazmaktan çok bir sergi kataloğu hazırlamak. Ancak yazar Valeria Luiselli, katalog çalışmasını öyle bir hale getirmiş ki, mesele katalog hazırlamanın da, roman yazmanı da ötesine geçmiş.
Meksiko’nın dışında metruk bir bölge olan Ecatepec’de kurulu bir sanat merkezi olan Galeria Jumex’de sergilenecek olan “Avcı ve Fabrika” isimli koleksiyon, bölgede yer alan bir meyve suyu fabrikası tarafından maddi olarak desteklenmektedir. Serginin küratörleri yazardan bir sergi kataloğu hazırlamasını siterler. Yazar Valeria Luiselli, sergi için hazırlanacak kataloğun, 19. Yüzyılın ortalarından itibaren yaygınlaşan “tütün fabrikası okutmanlığı” yöntemi ile geliştirilmesini önerir. Bu öneriye göre, yazar her hafta bir fasikülü meyve suyu fabrikasına gönderir ve işçiler çalıştığı süre içinde bir okutman tarafından yazılanlar işçilere okunur. Her haftanın sonunda, işçilerin yazılanlar hakkındaki görüş ve önerileri yazara dönüş yapar. Böylece roman, karşılıklı etkileşim ortamında gelişir. Ancak yazar ve işçiler birbirlerini görmez.
Tüm bu süreçte yazar, işçilerin en çok merak ettikleri şeyin, bir sanat eserinin fiyatının nasıl