Bir çocuk, sadece yiyecekleri değil, kendisine sunulan ve tekli edilen her şeyi reddetme hakkı olduğunu bilmeli. Biri bize top atıyor diye, onu tutmak zorunda değiliz.
Hislerimiz, biz onları sahiplenelim, onları anlayalım diye vardır. Hislerimizin varlığından ya da ölçüsünden rahatsız olursak, kendimizi tanıyamayız. Hislerimizi ezmek, yok saymak, içimizdeki çocuğu geri çekilmesine neden olur. İçimizdeki çocuk kendisini rahat, özgür ve mutlu hissetmezse, bizde mutlu olamayız.
İçimdeki çocuğu dinlemeyi öğrenirsem, içimdeki çocuk konuşabilir. İçimdeki çocuk, ben onu ne kadar iyi dinlersem o kadar iyi konuşur, kendisini o kadar iyi ifade eder. İçimdeki çocuk konuşursa, kendimle ilgili bilmediğim şeyleri öğrenebilir, keşfedebilirim.