Bir padişahtı...
Genç yaşında büyük bir kudrete sahip olmuştu. Bir emriyle kralların tacı çıkar, tek sözüyle tahtlar devrilir, devlet yıkılırdı. Fakat evlâdını geri getiremezdi, ölüme hükmedemezdi. Öyleyse, kudreti gibi görünen şey, aslında acziydi. Belki de hâkim mevkiinde bir mahkûmdu. Ne kaderi değiştirebilir, ne ölümü geciktirebilirdi.
Şu halde gurur, maskaraca bir fantezi olurdu. Dünyanın yarısına hüküm geçiren bir padişah olmaktansa, evlât acısı tatmamış bir baba olmak daha güzel, daha cazipti.
Yavuz Bahadıroğlu