“İtiraf ediyorum kitap okumak kadar eğlenceli bir şey yokmuş! İnsan kitap okumak dışında her şeyden çabucak sıkılıveriyor. Kendime ait bir evim olduğumda şöyle muazzam bir kütüphane edinmeyi başaramazsam kahrolurum.”
İnsanlar, kendilerini de, başkalarını da zora koşuyorlar; ama, dedi, insan, dağı aşması gereken bir yolcu gibi yüksünüyor; elbette, dağ olmazsa, yol çok daha rahat ve kısa olur; ama bir kere var, öyleyse açmak gerek!
İnsanın sonsuz mutluluğu olan şey, yine onun sefaletinin kaynağı olmak zorunda mıydı? Beni bol bol hazla doldurup taşıran, çevremdeki dünyayı cennet kılan, kalbimin yaşayan doğaya duyduğu dolu sıcak duygu, şimdi her yolumda peşimi bırakmayan dayanılmaz bir eziyetçi oluyor benim için.
Rahat, akıllı insanın, mutsuzun halini görmesi boşuna, onu iknaya çalışması boşuna! Tıpkı hastanın yatağın başında duran sağlıklı kişinin, ona kendi gücünden bir damla bile aktaramaması gibi.