Lorin Ayşin gökdağ

Lorin Ayşin gökdağ
@Aysingokdag
Trakya üniversitesi
5 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
7/10
·144 syf.··
2025 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 00:00
Ölmek İstiyorum Ama Tteokbokki de Yemek İstiyorum 8/10 – 4/5 Öncelikle birkaç eleştirim olacak. Bu eleştirilerden bir tanesi, daha iyi bir editör, çeviri ve düzeltme sürecinden geçmesi gerektiği yönünde; çünkü çok fazla yazım yanlışı ve birkaç noktalama hatası vardı. Yani en basitinden “ki”nin yazımı, bağlaçların önüne virgül konulması ya da “üç boyutlu” gibi bir kelimenin bitişik yazılması… İkinci eleştirim ise psikiyatristin danışanına verdiği birkaç yanıtın etik yönünden kafamı kurcalaması ve bence eleştiriye açık yanıtları olması yönünde. (Geneli için demiyorum.) Ve kitabın sonlarına doğru psikiyatristin notu var: terapist olarak verdiği bazı kararlardan utandığını ve danışanına yeterince yardımcı olamadığı yönünde mahcubiyet duyduğunu dile getirmiş. Şimdi gelelim kitaba: Bir yayınevinde içerik üreticisi ve çocukluğundan beri içe kapanık, hassas biri olan Baek Sehee, belli bir süre boyunca depresyonla mücadele ettiğini ve bunun için yardım alması gerektiğini düşünerek bir uzman yardımı alıyor. Seanslarını kayıt altına alarak bu süreci nasıl yönettiğini izleyip kitaplaştırmaya karar veriyor. Açıkçası, psikiyatrist/danışan diyalogları içeren türden okuduğum ilk kitap. Seansları okuyup yazarın yaşadığı o çarpık ilişki ve duygu gelgitine hakim olmak aşırı hoşuma gitti. Bence birçok kişinin yazarın yaşadıklarında ve hissettiklerinde kendinden bir parça bulacağına inanıyorum. Yazarın, yeri geldiğinde çekinmeden duygularını hissettiğini söylemesi ve bunda içten, samimi bir tavır takınması; bunu yazıya çok güzel dökmesi benim sevdiğim kısımlardı. Belki bir kısmımızı danışanın bu kadar karamsar ve depresif olması bunaltabilir ve bir sonuç bekleyebilirsiniz ama yazarın dediği gibi: “Devasa karanlığın içinde yürüyüp uzun süre altında durabileceğim bir parça gün ışığını
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Sehee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
Reklam
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2025 00:00
⸻ Yekta Kopan’ın kalemiyle bir arkadaşımın tavsiyesiyle ilk kez bu kitapta tanıştım ve açıkçası kalemini beğendim. Kitabı, küçüklüğünden beri babasına ve kız kardeşine karşı nefret ve kin besleyen Müzeyyen’in gözünden okuyoruz. Müzeyyen aşırı korkak, duvarlar örmüş, özgüvenini kaybetmiş ve ailesine karşı duyduğu nefretin arkasına sığınarak yaşamaya çalışan biri. Müzeyyen bana göre asla mağdur değil. Evet, sevgisiz bir ortamda büyümüş ve bu yüzden hasar almış biri, ancak katil olarak gördüğü kişi kendi kardeşi Çiğdem’di. Aslında Müzeyyen, “çocuk dediğin böyle olur” gibi katı bir anlayışla büyütüldü ve bu koşullandırma, kardeşine yönelik tavırlarının şekillenmesine neden oldu. Bence Müzeyyen, nefretini hak eden kişilere yönelttikten sonra yaşamayı öğrenmesi gereken bir karakter. Kitabın sonunda yaptıklarına çok şaşırdım ve asla beklemiyordum. Deli cesareti isteyen bir davranıştı. Kitabın ucu açık finali, abla-kardeş ilişkisinin nasıl devam edeceği sorusunu aklımda bıraktı. Bu kitaptan çıkardığım bir diğer önemli nokta, aile içindeki ebeveyn davranışlarının çocuk üzerinde ne kadar derin izler bırakabileceği oldu.
Aile Çay BahçesiYekta Kopan · Can Yayınları · 20242,540 okunma