"Seni ruhuna dar gelecek dizelere hapsettim;
artık harflerim, varlığından icazet almayacak
kadar özgür.
Asıl mahkûm, senin boşluğunda çürüyen yaralarım.
Sol yanındaki o kronik sancıya
bir isim vermeyecek kadar korkaksın.
Neyin eksik olduğunu asla bilemeyeceksin;
zira yokluğu idrak etmek için, evvela bir duyguyu yaşatmış olman gerekirdi.
Seni sevmediler diyemem, hakkıyla sevildin;
lakin sen o sevgiyi kendi ellerinle boğup terk ettin.
İçinde hiçbir yankının dolduramayacağı dilsiz bir uçurum...
Sadece geceleri, o amansız ağırlık çöktüğünde anlayacaksın:
İnsan, bir kalbi olduğunu ancak onu katlettiğinde anlar."