Bazen okuduğu romanda, hikayede yer alan önemsiz bir kişiye takılırdı. Takıldığı kişinin metne girme nedeninin bir tek cümleden ibaret olduğunu görür, herkesin hayatının doğru söylenmiş bir cümleye sığbileceğini düşünürdü.
Şimdi kendi cümlesini arıyordu: hayattan beklediği şeyleri hepsinin budalaca olduğunu anlamış yalnız bir adam…
Yazarlar sıradan sandığımız insanları evirip çevirirler, başka bir gözle bakarak onlardan yeni insanlar yaratırlar. Bu yeni gözle biçimlenmiş insanlar, artık bizim için sıradan değildirler, birer kahramandırlar. Gerçek hayatta da gizli bir elin onları alıp yeniden biçimlemesini isteriz. Bir el, deriz, bizi de biçimle, biz de kendi hayatımızın kahramanı olsak. O el kendi elimizdir oysa.