Ürgüp’ün sıcak sokaklarında bir eşek var… ama sırtında yük değil, umut taşıyor.
Mustafa Güzelgöz’ün hikâyesi bana şunu hatırlattı:
Okumak sadece bir alışkanlık değil, bir vefa biçimi.
Kadınların özgürce okuyabilmesi için özel gün ayıran,
Köylere kitap götürmek için sabahın karanlığında yola çıkan,
Ve “yolunuz yoksa kitaplığınız olsun” diyebilen bir adamın izindeyiz bu romanda.
Bu kitap; sadece bir kütüphanecinin değil,
Bir milletin ayağa kalkma hikâyesi gibi.
Kısa ama kalpte uzun uzun yankılanıyor.
Bazen bir kitap, insanın içindeki uyuyan sevgiyi uyandırır ya…
Bu da onlardan biri oldu benim için.
Okumaya nereden başlasam diyorsanız,
Belki de en doğru başlangıç: Eşekli Kütüphaneci.