Hayatta insanların bağlarından kurtulduğu zamanlar vardı. Garanti gördüğümüz şeylerin elimizden koparılıp alındığı zamanlar. Kalıcı olduğunu varsaydığımız koşulların güzel bir gün batımı kadar geçici olduğunun fark edildiği zamanlar. Tanıdık olanın ortadan kaybolduğu, bilinmeyenle yüzleşmek zorunda kalındığı zamanlar.
“İkimizin de kitapları sevmesi, zekasının fazla yüksek olduğunu zanneden çekilmez bir ahmakla sıkıcı bir konuşmaya katlanabileceğim anlamına gelmiyor.”