“Beni iyi dinle,” dedi bağırarak. “Beni bırakıp ölmeyeceksin. Zavallı hayatını kurtarmak için yaptığım onca şeyden sonra değil. Savaşacaksın, lanet olası. Bu kadar kolay pes etmeyeceksin. Uyanacaksın ve uzun zamandır beklediğim sözleri söyleyeceksin. Savaş meydanında ikimizde yerde ölümle burun burunayken söylediklerin sayılmaz. Bana söyleyeceksin ve içten söyleyeceksin.”
“Seni seviyorum.”
“Bitir şu işi. Rionna’ya gitmek istiyorum. Beni göremeyince en kötüsünü düşünmesini istemiyorum.”
“Alaric’i her zamanki gibi davrandığını ve tehditler yağdırdığını söylemesi için gönderdim. Bunu duyduğunda iyi olduğundan emin olacaktır.”
“Kalkmama yardım et.”
“Yemin ederim seni kimin doğurduğu hakkında hiç fikrim yok. Bence sen bebekken kalenin merdivenlerine bırakılmışsın.”
“Kit, burada kalamazsın. Kişisel algılama.
Ama lütfen kocanın seni Jermyn Caddesi’nde pantolonla bulduğunda ne hissedeceğini düşünür müsün?” Geoffrey durakladı sonra ekledi: “Bir daha düşündüm de kişisel algılama sözünü geri alıyorum. Çünkü ev sahibi olarak doğrudan benim tepeme binecektir.”
“Yanımda elbise var.”
Geoffrey bakışlarını tavana çevirdi. “Kusura bakma ama Kit, bir elbiseyle Jermyn Caddesi’nde koşturmak, itibarın açısından daha tehlikeli olabilir.”