Ne zaman kendimizden ödün versek, ne zaman birine sonsuz güvensek, ne zaman ayaklarımız yerden kesilse daha sert düşmedik mi her defasında ?
O zaman ne gereği var ki yalnızca sevgi vermenin, hissettirmenin? Ne gereği var her seferinde kırılacaksak güvenmenin? O mutlu olsun, o gülsün, onun canı yanmasın, morali bozulmasın diye kaybetmedik mi hepimiz? Peki, bizim canımızın acısı, kalbimizin kırığı kimin umurunda?