Çamurun dibine batmış durumdayız ve bizi buradan çıkartacak hiç kimse yok. Sizin hiç Tanrınız var mı? Bağışlayıcı ya da hiç unutmayan bir Tanrınız? Bizim nasıl bir Tanrımız var, onu artık bilmiyorum. Belki tatile çıkmıştır veya o da kendini yerin altına gömmüştür. Her halükarda artık daha az işbaşı yapıyor.
Birisi yanımda durduğunda ya da yattığında bir şey itiraf etmem gerekiyormuş gibi bir duyguya kapılırırım, varlığımın sorumluluğunu üstlenmem gerekiyormuş gibi.