bak! gece geliyor! sakın üstüme basma!
bronz boynuzlarımda kedi tiryakileri!
terkedildiğim kentte benim de bir küfür bütçem var!
sonuna kadar yabancıyım suratımdaki çukura!
yatağımdaki boy aynası: bu otelin bütün gölgesi,
dışardaki adamın çocukluk çetelesi!
geri dönmeden önce bir mektup yazıp postalamalı!
zarfın içine kulaklar, gözler ve sözde yeminler de koymalı!
Küçük İskender
Tanrı hep oradaydı, ama insanlar arayışlarını sürdürmek zorunda hissediyorlardı kendilerini, çünkü yaşamın bir iman gösterisi olduğu gerçeği onlara fazla basit geliyordu.
Dış tehditlerden korunaklı dünyalar yaratmak isteyen kimi kişiler, fazla ileriye gidip dış dünyaya karşı abartılı yüksek duvarlar örerler. Yeni insanlara, yeni yerlere, farklı yaşantılara karşı yükselen bu duvarlar onların iç dünyasını da yoksullaştırır.