Kitaba geçmeden önce benden size bir tavsiye; bu kadar uzatmayın kitabı,bitince pişman oluyorsunuz.
Kitabımız; Shantaram,sekiz yüz kırk iki sayfa. Evet, biraz göz korkutuyor kabul ediyorum ama okuduğunuza pişman olmayacağınız bir kitap. Yazarın kalemi muazzam, hiç bir şekilde sıkılmıyorsunuz. Yazar gerçekten, bir olayı,durumu uzattıkça uzatıyor ama sıkılmıyorsunuz-bunu nasıl yapıyor bende çözmüş değilim.büyü işte-. Ben uzun bir sürede okudum fakat sıkıldığım için bırakmadım kitabı. Başlarda gözüm gerçekten korkmuştu,yarım bırakacağımı düşünmüştüm. Lakin yazar’ın diline bayıldım.Kitabın içerisinde altını çizeceğiniz bir sürü cümle,paragraf var. Eğer kitap kalın diye,okumayı sürekli erteliyorsanız; hayatınızın en büyük hatalarından bir tanesini yapıyorsunuz bence.Shantaram, ön kapağında yazan “Kader seni güldürmüyorsa espriyi anlayamadın demektir.” alıntısıyla ilk anda beni cezp etmişti, kuzenimin övgüleriyle beraber kitabı en başında seveceğimi anlamıştım zaten.
Shantaram tarzı kitaplara aslında ; ‘roman a clef’ diye tabir ediliyor.Roman a clef; gerçek olayları,karakterlerin isimlerini değiştirerek anlatılan kitaplara verilen Fransızca bir isim.Aslında kitap Gregory David Roberts’in hayatını anlatıyor.Yaşadığı maceraları,deneyimlerini okuyucuya sanki hayal ürünüymüş gibi aktarıyor.
Konusu; Avustralya Hapisanesi ‘nden Hindistan’a kaçan; Linbaba’nın macerasını anlatıyor.Her okumak için kitabın kapağını açtığımda bende Lin ile beraber Hindistan’a gittim, Prabu ile gezdim, maceralarına ortak oldum, yeni yerler, ilginç adetler, Hintçe kelimeler öğrendim.Sizin de Linbaba ve Prabu’ya eşlik etmenizi çok isterim.
Son olarak da kitap çıktığından beri yönetmenler film yapmak için uğraşıyor, 2006 yılında çekimlere başlanmak için hazırlanılmış, başrolde de Johnny Depp olacakmış