Tek tek çöz o düğümleri.Tek tek. İlmek ilmek yaz özgürlüğün manifestosunu.Sana iyi hissettirmeyen hiçbir cümleyi kurmadığın, Sen olduğun için özür dilemediğin, değer görmek için sevgi dilenmediğin.Sana ait ne varsa sahip çıktığın,açıklama yapma ihtiyacı duymadığın; sen olmaktan,sesini yükseltmekten, gözlerin kapalı dans etmekten korkmadığın bir hayat için...
Tek tek kopar o ipleri.
Kendini sen olmayan'ın gülüşüne,kabulüne, affına, onayına bağladığın kaç an daha gerek özgürlük manifestosuna? Ruhunun her kıvrımına bir başkası demir atsın, yaşam gücüm onlara aksın, sana ait olanlarda sana dair bir şey kalmasın.
Oldu mu ?
Olmadı
Yeter ...
Yakana paçana yapışmış ipleri görüyor musun? İrili ufaklı; dolaşmış, düğüm olmuş gibiler.Nostaljik aferinler.Kaç kişinin adı var üzerinde? Kaç kişiye bağlı adımların?
Sözlerin davranışların ne kadar sen ? Kurduğun cümleler gerçekten sana mı ait?
Düzen bozulmasın, ağzımızın tadı kaçmasın diye kaç manevra yapıyor ruhun, farkında mısın ?
Göğsünü genişlet diyorlar çok bunaldığımda.Göğsünü genişletmek yetiyor mu sahi? Bana içine daha çok dert sığdırabildiğim bir balonu şişirmek gibi geliyor.