-Kontrol Edilebilirlik: Genetik, bize sorulmadan verilen bir "kart destesi" gibidir. Kimse boyunu veya yüz kemik yapısını seçemez. Ancak ahlak, dürüstlük ve bir alanda uzmanlaşmak için harcanan emek, bireyin özgür iradesiyle seçtiği bir yoldur. İnsanın kendi seçmediği bir şeyle yargılanması zulüm, kendi seçtiği yolda yükselmesi ise adalettir.
-Toplumsal Fayda: Genetik güzellik topluma doğrudan bir katma değer sağlamaz; sadece seyirlik bir zevk sunar. Oysa emeğe ve ahlaka dayalı bir hiyerarşide, en üstte yer alanlar topluma en çok hizmet eden, en güvenilir ve en üretken kişiler olur.
-Anlam Arayışı: Genetik avantajın egemen olduğu bir dünyada "çaba" anlamsızlaşır. Eğer her şey DNA ile mühürlendiyse, insanın gelişme arzusu ölür. Ahlak hiyerarşisinde ise her sabah uyanmak için bir nedeniniz vardır: Daha iyi bir insan olmak.
Eğer bir toplumda; bir kadının veya erkeğin partner seçerken baktığı ilk şey "yüz hatlarının altın oranı" değil de "verdiği sözü tutma kapasitesi" olsaydı, bugün tartıştığımız bu psikolojik yıkımların çoğu yaşanmazdı.