Genetik Ayrımcılık Ortamı da bir Fırsat Eşitsizliğidir. Üniversite ve Sosyalleşme(Takım Çalışması) dediğiniz şey genetik avantajlı(ölçülere uyan canthal tilt, maxilla,mandible, growth plate; pratik zekalı) insanların egemenlik kurarak keyif sürüp diğerlerinin onların kölesi(ulaklık yapmak) olmaya ya da sirk cambazlığını yapmaya çalıştığı rezil ortamdan başka bir şey değil. Böyle bir şeyin övülmesi genetik avantajlı olmayan insanlara hakarettir, üstüne eziyettir. "Gençler cıvıl cıvıl" diyorsun. Hangi gençler düşündün mü? Ömrünü yaşama özgürlüğü birtakım genetik ayrımcı ayak takımının keyfi uğruna, modernite ve popülerite takma isimleri ile abluka altına alınıyor. Bunları yaşatan insanların nesli ile aynı kategoride bulundurulup sanki onların istediği yaşam biçimini sen de istiyormuşsun gibi toplum tarafından algı oluşturuluyor: "Derin bağ yerine yüzeysel ilişkileri sen de istiyormuşsun" gibi. İnsan hakları oluşturucuları, her zamanki gibi bu hiyerarşi karşısında sessizliğini koruyor. Gençlik dediğiniz şey genetik avantajlı insanların keyfini ima ediyor. Diğer insanlar bahsettiğiniz yapay özgürlük ortamına dahil değil. Burada özgür irade görüyor musun? Öğretmenlerin, Eğitim Bakanlarının yaptığı anlamsız ders başarı baskısı(yoğun stresi), ağır çantalar taşıtması müteahhit HGH'ı, IGF-1'i ve genetik potansiyeli baskılıyor. Oysaki hiçbir ders hiçbir puan, genetik avantajdan ve genetik potansiyeli maksimize edebilmeyi kazanımlamaktan, kabul görmekten,rıza gösterilmekten daha kıymetli değildir. Koyulan kurallar, bağırmalar genetik avantajlıların keyfini etkilemekten çok, genetik avantajsızların prangasının zincirinin kalınlaşmasını, çapının daralmasını sağlıyor. Çünkü kurallar çoğu zaman eşit uygulanmıyor ve dağılım eşit yapılmıyor.
İyi niyet temennileri, genetik avantaj