Çağdaş BUTUGE

Çağdaş BUTUGE
@BUTUGE
"Kendini sevmezsen, diğerlerini de sevemezsin", lafını hepimiz duymuşuzdur. Fakat hikayenin diğer tarafı pek iyi anlaşılmamıştır. Kendimi olduğum gibi kabul etmezsem, senin bana olan sevgini nasıl kabul edebilirim? Senin samimiyetin ve içten bağlılığın aklımı karıştırır. Sevilmeye değer biri olmadığımı bildiğim için bu benim benlik kavramımı allak bullak eder. Bana karşı duyduğun hislerin gerçek, güvenilir veya kalıcı olması mümkün değildir. Kendimi sevilmeye değer hissetmiyorsam, senin bana olan sevgin elekle su taşıma gayretine dönüşür ve bu da seni sonunda tüketir. Sevilemez olduğum hissini bilinçli bir şekilde reddetsem ve harika biri olduğumda ısrar etsem bile zayıf benlik kavramı, ilişkilerimi baltalamak için bünyemde kalmaya devam eder. Sevmeye çabalarım fakat içsel güven duygumun temelleri yoktur. Onun yerine kaderimin sadece acı çekmek olduğuna dair gizli bir korkum bulunur. Bu nedenle kendime, beni kesinlikle reddedecek veya terk edecek birini seçerim. (başlangıçta bunun olacağını bilmiyormuş gibi davranırım, böylece drama kendiliğinden oynanabilir.) Veya birlikteyken mutlu olabileceğim birini seçerim ve ondan aşırı güven isteyerek, mantıksız derecede sahipleniciliğimi açığa vurarak, küçük tartışmalardan olağanüstü yıkımlara neden olarak, bağımlı veya baskın davranıp kontrol sağlamaya çalışarak, partnerim beni reddetmeden önce onu reddetmenin yollarını bularak ilişkimi yıkarım.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Özsaygımız ne kadar sağlıklıysa biz de diğerlerine saygılı, cömert, iyi niyetli ve kibar davranmaya o kadar istekli oluruz çünkü onları birer tehdit olarak görmeyiz ve özsaygı diğerlerine saygı duymanın temelidir.
İnsan ilişkilerindeki önemli bir prensip de özsaygı seviyesi bizimkine benzeyen kişilerin yanında kendimizi daha rahat, deyim yerindeyse "evdeymiş" gibi hissetme eğiliminde olmamızdır.
Yüksek özsaygı, değerli ve zahmetli hedeflerin zorluğunu ve teşvikini arar. Bu tür hedeflere ulaşmak iyi bir özsaygıyı besler. Düşük özsaygı ise tanıdık ve zahmetsiz olanın güvenini ister. Kendini alışılmışa ve zahmetsiz hapsetmek, zayıf bir özsaygıya hizmet eder.
Kişinin aklına güvenmesi ve kendini mutlu olmaya layık görmesi özsaygının temelidir. Kişinin kendisi hakkındaki bu inancının gücü, bunun bir hüküm ya da duygudan daha büyük olduğu gerçeğinde saklıdır. Bu tetikleyicidir, davranışa ilham verir. Dolayısıyla hareketlerimiz özsaygıyı doğrudan etkiler. Nedensellik her iki yönde hareket eder. Dünyadaki hareketlerimiz ile özsaygımız arasında süregelen bir geri bildirim döngüsü vardır. Özsaygı seviyemiz, hareketlerimizi ve hareketlerimiz de Özsaygı seviyemizi etkiler.