Eskiden yaşanılmış anlar belleğimin içinde en çok yer tutanlardı. Onları düşündüğüm her an sanki yeniden oluşuyorlarmış gibi öylesine bir canlılık kazanıyorlardı.
Pek çok mutlu saatler geçip gitti,ta ki sonunda minik yüreğim parça parça olana kadar .
Yapayalnız olduğumu daha yeni anlıyordum.
Saatin tik takları göğsümün içinde atıyordu sanki :" yalnızlık... yalnızlık... yalnızlık..."
Uyku tutmadığı bazı geceler o acımasız uykusuzluk, gece saatlerinin ne kadar uzun olduğunu , yıldızların görünmediği bir gecenin nasıl da bitmek bilmediğini anlamama neden oluyordu ...