“Serhat Kızı”, Mustafa Hekimoğlu’nun kaleminden süzülen, hüzünle yoğrulmuş lakin ümide yaslanan bir mânevî seyr u seferin romanıdır. Doğunun serhat vilâyetlerinden birinde vukû bulan bu menkıbevî hikâye, gurbetle büyüyen bir kızın, pederine ve mazîsine tutunma gayretini işlerken, okuyucusunu da kendi meçhul hikâyeleriyle yüzleştirir. Lâkırdının sustuğu, nazarların lisâna geldiği bu kadîm coğrafyada, yazar hem mensûbiyetin hem de firkatin izini sürerken; aşkın, kaybın ve yeniden varoluşun rûhî derinliklerine nüfûz eder. Hekimoğlu, sâde ama tesirli üslûbuyla kalplere dokunan bir eser takdim ederken; “Serhat Kızı” vasıtasıyla sessizlerin lisânı, kırık gönüllerin tercümânı olmayı bihakkın başarır.
Ayrıca yazar, bu nâdide eseri imzalı nüshalar ve hususî hediyelerle birlikte okuyucularına takdim ederek gönülden gelen bir vefâyı da satırlara ekler.