bir masaya oturuyorum. insanlar gelip gidiyor, zaman ilerliyor, güneşin yeri değişiyor, sigara izmaritleri artıyor, kahve sayısını bir süre sonra unutuyorum. aklımdaki şeyler birbirleriyle savaşmaya başladıklarında hiçbir şey olmuyormuş gibi etrafa gülümsüyorum. gördüğüm her yüze birer hikâye yazıyorum. hareketliliği ve denize bakan her pencereyi seviyorum.