Her bir yolun bir çok yolu ve aklına bile getiremeyeceği bir çok sonucu vardı. Daha fazla zamanı olsa daha mantıklı bir karar verebilirdi, ama zamanı yoktu...En doğru gibi görünen yolu seçti, daha doğrusu, en az yanlış olanı. Bunu seçerken de bir yandan bildiklerine, bir yandan da içgüdülerine güvendi.
Caine gözlerini kapayıp geleceği hatırlamaya çalıştı. Bu sefer çok fazla ileriye gitmeden gözlerini açıp Şimdi'ye döndü...İçgüdülerine güvenmek istiyordu.
-"Ya hata yaparsam."
+O zaman hata yapmış olursun ufaklık. Bir şey yapmamayı seçsen, bu bile bir seçimdir. Bir karar vermekten kaçamazsın.
-Ama o kadar çok şey var ki... Hata yapabileceğim onca konu, yanlış yapabileceğim...
+ Bu kaçınılmaz. Ama denemek zorundasın... Bunun doğru olup olmadığını bilmiyordu -hatta yanlış olabileceğini bile düşündü- ama doğru olma olasılığı da yüksekti. Elinden gelen tek şey en az yanlış olanı seçmekti. Olacaklar onun elinde değildi.
Unutması iyiydi aslında, mutluydu. Eğer bilmiyorsa, bir seçim yapması da gerekmeyecekti çünkü. Böyle yaşayabileceğini hiç sanmıyordu, bu kadar sorumlulukla, bu kadar seçim yaparak yaşanmazdı.