Anlaşılan o ki cahille davası olan kabilecilik ve ırkçılık her an hortlanmaya hazır dinamik bir zihniyetti.Fakat ırklar diller kabileler ve renkler Kur'an'ın hükmüyle kabilecilik, ayrımcılık, zulüm ve ırkçılık yapılsın diye değil, tanışmak ve yardımlaşmak içindi.
Peygamber Efendimiz (sav)."İslam'a davet ettiğim herkes davet esnasında bir gecikme,bir düşünme,bir tereddüt oldu.Ancak Ebu Bekir'de böyle bir şey olmadı.
Kız çocuklarının olduğunu öğrendiklerinde yüzleri kızarıp utanç yaşayanlar arasında, onları muhabbetle bağrına basıp yanlışlarını yüzlerine çarpıyordu adeta Efendimiz (sav).