Biraz yağmur yağdı bana, biraz ben yağmura.
Sevdiğim bir şarkı çıktı radyoda
yarısına ben eşlik ettim, yarısına gözlerim...!
Ceyhun Yılmaz
youtu.be/HzDaeYfdiiA
💫🖤💫
Ne güzel çocuklardık biz ne güzel!
Bizim çocukluğumuzda Hakan Peker Mıchael olup George'tan borç para istemiş ama alamamıştı. Yonca Evcimik bir diziye Abone olmuştu, Coşkun Sabah Anılar'la ortalığı yakıp kavurmuştu. Tarkan yeni yeni "Kıl oldum abi"demiş, Edip Akbayram Hava Nasıl Oralarda diye bize sormuştu...
Bizim çocukluğumuzda saçlara krep atılır, kaküllere kuş yuvası yapılırdı. Jöle sürmek lükstü, limon suyu sürülürdü çoğunlukla. Kızlar annelerinin ördüğü beyaz yakayı takarlardı siyah önlüklerinin üstüne.Öğrenci olmak kolay iş değildi, asla renkli giyemezdin mesela. Ayakkabın bile lacivert siyah gibi koyu renkli olmalıydı. Kızların saçı ya enseye değmeyecek kadar kısa, ya da örülebilecek kadar uzun olmalıydı. Öğrenci traşı diye bir traş vardı berberlerde. Sabah okul sırasında başlardı kontroller, küpe takamaz, rimel süremezdik. Dışarda kim öğrenci, kim değil hepsi belliydi...
Akşamüstleri Perihan Abla'yı seyreder, Şakir'in hallerine gülerdik. Brezilya dizilerine ağlar, Kara Şimşek'teki Kit'e bineceğimiz günü hayal ederdik.
Bayramlarımız vardı bizim, uğrayıp şeker almadığımız tek bir ev kalmazdı. Sokak oyunlarımız vardı bir de, saklambaç oynar saklanırdık. Keşke diyorum keşke, o saklandığımız yerden hiç çıkmasaydık...
İnan Durak Taş
Çirkinim belki...
Dışının güzelliği ile içinin çürümüşlüğü arasına sıkışmış bir ruh kadar değil.
Güçsüzüm belki...
Kendi gücünün sarhoşluğuna kapılıp zayıfların üzerine basarak yükselecek kadar değil.
Korkağım belki...
Cesaretini ancak kendi menfaati doğrultusunda ortaya çıkaran egoistler kadar değil.
Fakirim belki...
Bir dostun, bir aşkın yahut sahip olduğum ve beni ben yapanların kıymetini bilemeyecek kadar değil.
Cahilim belki...
Bu engin kainatta kendini her açıdan yeterli görecek bir megaloman kadar değil.
Yalnızım belki...
Sahte ilişkilerin sanrılı kalabalıklarına kapılacak kadar değil.
Aptalım belki...
Zekasından zerre kadar şüphe etmeyip bilinçaltının tutsaklığında vuku bulan bir benliğin varlığını unutacak kadar değil.
Ve yorgunum belki...
İçindeki çocuğu küstürecek
kadar değil.