Çay içtiği fincan rafta hâlâ sapasağlam dururken onun yok oluşuna nasıl isyan etmemelı ! Bir porselen fincandan daha mı kırılgan yarattın insanoğlunu , bir fincan kadar hatırımız yok muydu sende Tanrım !
Ben ölürüm, beni görmüş, sesimi duymuşlar ölür, sonra beni bizzat görmeseler de var olduğumdan, adımdan haberdar olanlar ölür.
Sürekli öle öle yaşarız.
Sana anlatmadığım için anlamını kaybeden tüm o küçük zaferlerden, bahsetmeye başlasam, duyar mısın, bilemiyorum. Aramızda neyden yapıldığını bilmediğim bir görünmez duvar örülü.
Balyozlarımla kıramıyorum, tutuşturup yakamıyorum, kaldırıp atamıyorum.