Belki de bu faniliği anladığı için de Kader onu "sonsuza dek" sıfatıyla anacaktı:
Hanlar Hanı, Allah'ın insanlar arasındaki Gölgesi ve Ruhu, Yerkürenin Hükümdarı, İki Kara'nın ve İki Denizin Hakîmi, Doğunun ve Batının İmparatoru Konstantin'in Fatih'i, Roma Kayseri Gazi Sultan 2. Mehmet Bin Murat Muzaffer daima.
Beni şimşek gibi çarpan bu Madalyonun üzerinde Latince şöyle yazıyor:Osmanlı Sultanı Mehmet, Türklerin İmparatoru, Bu adam, Bir savaş şimşeği, İnsanlara ve şehirlere hükmeder.
Uzun lafın kısası, ne 1453'te ne de asırlar sonra Batı'nın kafası Müslüman bir Türk sultanı gayrimüslimlere bırakın hakkını vermeyi, yaşam hakkı tanıyacağını bile hafzalası alamazdı ve almadı.
Oryantalizm, yani Batı'nın her türlü pozitif değerlerin kurucusu ve hakimi görüldüğü, Doğu' yu ise her türlü olumsuz niteliğin biçildiği değerler silsilesi. (Bunun nasıl olup da Hindistan Cezayir gibi sömürge ülkeler ince içselleştirilmesi konusuna ya da bizim gibi hiçbir zaman sömürge olmamış bir ülkede yaklaşık bir asırdır nasıl müşteri bul bulabildiği konusuna ise şimdi hiç girmiyorum.