Zehra Seyfi

Zehra Seyfi
.وانت يا حبيبى انت كل الحياة
Bir azm, eğer iman dolu bir kalbe girerse, İnsan da, o imandaki son sırra ererse, En azgın ölümler ona zincir vuramazlar; Volkan gibi coşkun akıyor, durduramazlar... Rabbimden iner azmine kuvvet veren ilham, Peygamberi rüyada görür belki her akşam. Hep nur onun iman dolu kalbindeki mihrap, Kandil olamaz ufkuna dünyadaki mehtap. Kar, kış demez, irkilmez, üzülmez, acı duymaz; Mevsim, bütün ömrünce ılık gölgeli bir yaz. Cennetteki âlemleri dünyada görür de, Mahvolsa eğilmez sıra dağlar gibi derde. En sarp uçurumlar gelip etrafını sarsa, Ay batsa, güneş sönse, ufuklar da kararsa, Gökler yıkılıp çökse, yolundan yine dönmez, Ruhundaki imanla yanan meş'ale sönmez! Kalbinde yanardağ gibi, iman ne mukaddes!< Vicdanına her an şunu haykırmada bir ses: Ey yolcu! Şafaklar sökecek, durma, ilerle, Zulmetlere kan ağlatacak meşalelerle... Yıldızlara bas, çık yüce âlemlere, yüksel, İnsanlığı kurtarmaya Cennetten inen el! RNK-Asâ-yı Mûsâ/329
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gecelerimiz çok karardı; ve çok kararan gecelerin sabahları pek yakın olur." RNK-Asâ-yı Mûsâ/326
Hem iman-ı tahkikînin bir mertebesi de aynelyakîn derecesidir ki, pek çok mertebeleri var. Belki esmâ-i İlâhiye adedince tezahür dereceleri var. Bütün kâinatı bir Kur'ân gibi okuyabilecek derecesine gelir. RNK-Asâ-yı Mûsâ/323
Evet, iman-ı taklidî, çabuk şüphelere mağlûp olur. RNK-Asâ-yı Mûsâ/322
Hiçbir şey Ona ağır gelmez. Bir baharı halk etmek, bir çiçek kadar Ona kolaydır. Cenneti halk etmek, bir bahar kadar Ona rahattır. Her günde, her senede, her asırda yeniden yeniye icad ettiği hadsiz masnuatı, nihayetsiz kudretine nihayetsiz lisanlarla şehadet ederler. RNK-Asâ-yı Mûsâ/295