Serdar Yatır

Serdar Yatır
@Baker221b
42 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kıbrısta Türklerin Azınlık durumu
Kıbrıslı Türklerin eşitlik talebinin 1950'li yıllarda da gündeme getirdiğini görüyoruz. 1956 yılında Radcliff önerilerini hazırlar- ken, Kıbrıslı Türkler eşit temsiliyette ısrar ediyorlardı. Radcliff bunun mümkün olamayacağını, nüfus oranlarında bu kadar bü- yük fark varken üniter bir yapı içinde siyasi eşitlik uygulama- nın çoğunluğun iradesini sekteye uğratmak anlamına geleceğini, böyle bir şeyin ancak federal bir devlet çatısı altında mümkün olabileceğini, bunun ise ayrı bölgeler olmadığı için işleyemeye- ceğini ileri sürmüştü ama yaptığı önerilerde Kıbrıslı Türklerin özel çıkarlarının korunması için bir takım "federal" uygulama- larda da bulunmuştu. Örneğin Parlamentoya 36 üyelik parlamen- toda Kıbrıslı Türklerin seçeceği altı üyenin üçte ikisinin iradesi olmadan Kıbrıslı Türkleri ilgilendiren konularda karar alınama- yacağı belirtilmişti. Kısacası, Kıbrıslı Türkler İngiliz döneminde “hâkim millet” sta- tüsünü yitirmişlerdi ama Kıbrıslı Rumlar karşısında “azınlık" olmamışlar, ya da siyasi bir azınlık olmamak için sistematik bir şekilde direnmişlerdi.
Sayfa 61·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kıbrısta Belediye başkanlığı -Kıbrıs Cumhuriyeti öncesi
İngiliz sömürge yönetimi ile ittifak içinde olsa da, Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumların yönetiminde bir azınlık olmadılar. Bir tek 1958 yılına kadar birleşik olan belediye yönetimlerinde Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlar karşısında azınlıkta kalıyordu ve bu yüzden de belli istisnalar dışında belediye başkanı seçilemiyorlardı. Nüfus yapısına bağlı olarak, belediye meclislerinde çoğunluğu ellerinde bulunduran Kıbrıslı Rumlar, belediye başkanını kendileri belirliyorlardı. Kendi aralarında kavgaya tutuştukları zaman, aradan sıyrılan bir Kıbrıslı Türk'ün belediye başkanı seçildiği görülmüştür ama o kadar! Kıb- rıslı Türkler bu uygulamaya da itiraz ediyorlardı. Hatta Hami Bey, 1907 yılında, günümüzde tartışılan "dönüşümlü başkanlık" siste- mine benzer bir sistemin belediyeler için uygulanmasını önermişti. Buna göre, Kıbrıs'ta Belediye Başkanları dönüşümlü olarak Hıris- tiyan ve Müslüman olmalıydı. Belediye Başkanı Müslüman olun- ca, Belediye Başkan-Yardımcısı Hıristiyan, Hıristiyan biri Belediye Başkanı olduğu zaman da, Belediye Başkan-Yardımcısı Müslüman olacaktı. Belediye Başkanlarının süresinin belirleneceği ölçü ise Be- lediye Meclis üyelerinin sayısına bağlı olacaktı. Diyelim ki, bir Be- lediye Meclisinin 2 Müslüman, 4 Hıristiyan üyesi varsa, Hıristiyan Belediye Başkanı 4 yıl görev yapacak, Müslüman Belediye Başkanı ise 2 yıl başkanlık yapacaktı. Biri Başkan iken, diğeri de Başkan- Yardımcılığı görevini sürdürecekti. Bu öneri hem İngilizler, hem de Rumlar tarafından reddedilmişti. Sayısal üstünlüğü ellerinde bulun- duran Kıbrıslı Rumlar sistematik olarak belediye başkanlığı yaptık- larından, bu öneriye ilgi duymamışlardı.74 1950'lerin sonuna gelindiğinde belediyeler zaten resmen ayrılmış, her toplum kendi belediyesini örgütlemeye başlamıştı
Sayfa 60·Kitabı okudu
Federasyon kabulü 1977
1974, bütün dengeleri altüst etti. Türk ordusunun adaya müdaha- lesiyle birlikte Kıbrıs fiilen ikiye bölündü, ardından da demografik bölünme tamamlandı. Bu gelişmelerden sonra, Kıbrıs Rum tarafı sonra tarafi coğrafi esasa davalı federasvon fikrini ilke olarak kabul etmek zorunda kaldı Onceleri "çok-kantonlu-federasyon" tezinde ısrar edildiyse de, daha sonra, 1977 yılında, Makarios'un Denktaş'la birlikte imzaladığı mutabakatla iki-toplumlu, iki-bölgeli fede- rasyon tezi ilke olarak kabul edildi. Makarios, tarihi bir kar tarıhi bir karar alarak federal çözüme "evet" dedikten sonra Ulusal Konsey'de yaptığı konuşmada bütün siyasi liderleri "gerçekçi rı "gerçekçi olmaya" ve etmeve da "gercekcilikten" kastı. Kıbrıs federal çözümü kabul etmeye davet etti. Ne var ki, Makarios'un "gerçekçilikten" kastı, Kıbrıs'ta yaşayan iki ayrı etnik toplumun varlığını kabul etmek değil, Türkiye'nin müdahalesiyle güçler dengesinin Kıbrıslı Rumların aleyhine dönmesiydi. Bu Bu yüzden "federal çözüm", ta başından “askeri bir yenilgiden sonra Kıbrıs Rum toplumuna umuna dayatılan bir çözüm şekli" olarak sunuldu ve yine tam da bu yüzden, Kıbrıs Rum toplumunda federal çözüm "Türk işgalinin bir dayatması" olarak algılanır oldu.
Sayfa 56·Kitabı okudu

Serdar Yatır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·104 syf.·
5 günde okudu
·
2025 27. kitabı
Tufan Erhürman
0/10 · 1 okunma
Çözüm durumundaHükümet sistemi
Kıbrıs sorununun çözülmesi durumunda, GKRY'yle aynı hükümet sistemine sahip olmanın kendi içinde bir anlamı olabilir elbette. Ama sistemleri ben- zeştirirken ikisi de başkanlık sistemine sahip iki kurucu devletin en iyi çözüm olduğundan emin miyiz? Bunun üzerinde ayrıca düşünmekte yarar yok mudur? 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası sui generis bir başkanlık sistemine dayanırken, Annan Planı'nda, federal dev- let için İsviçre modeli esas alınarak oluşturulmuş bir hükümet sisteminin benimsenmiş olması, 123 aslında bu konu üzerinde bir kez daha düşünmemizi gerek- tirmiyor mu? Bir de, farkında mıyız acaba iki kurucu devletten söz edip, 1960 Anayasası'ndaki başkanla başkan yardımcısından oluşan modelden söz etme- diğimizin?
Sayfa 96·Kitabı okudu