İngiliz sömürge yönetimi ile ittifak içinde olsa da, Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumların yönetiminde bir azınlık olmadılar. Bir tek 1958 yılına kadar birleşik olan belediye yönetimlerinde Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlar karşısında azınlıkta kalıyordu ve bu yüzden de belli istisnalar dışında belediye başkanı seçilemiyorlardı. Nüfus yapısına bağlı olarak, belediye meclislerinde çoğunluğu ellerinde bulunduran Kıbrıslı Rumlar, belediye başkanını kendileri belirliyorlardı. Kendi
aralarında kavgaya tutuştukları zaman, aradan sıyrılan bir Kıbrıslı Türk'ün belediye başkanı seçildiği görülmüştür ama o kadar! Kıb- rıslı Türkler bu uygulamaya da itiraz ediyorlardı. Hatta Hami Bey, 1907 yılında, günümüzde tartışılan "dönüşümlü başkanlık" siste- mine benzer bir sistemin belediyeler için uygulanmasını önermişti. Buna göre, Kıbrıs'ta Belediye Başkanları dönüşümlü olarak Hıris- tiyan ve Müslüman olmalıydı. Belediye Başkanı Müslüman olun- ca, Belediye Başkan-Yardımcısı Hıristiyan, Hıristiyan biri Belediye Başkanı olduğu zaman da, Belediye Başkan-Yardımcısı Müslüman olacaktı. Belediye Başkanlarının süresinin belirleneceği ölçü ise Be-
lediye Meclis üyelerinin sayısına bağlı olacaktı. Diyelim ki, bir Be- lediye Meclisinin 2 Müslüman, 4 Hıristiyan üyesi varsa, Hıristiyan
Belediye Başkanı 4 yıl görev yapacak, Müslüman Belediye Başkanı ise 2 yıl başkanlık yapacaktı. Biri Başkan iken, diğeri de Başkan- Yardımcılığı görevini sürdürecekti. Bu öneri hem İngilizler, hem de Rumlar tarafından reddedilmişti. Sayısal üstünlüğü ellerinde bulun- duran Kıbrıslı Rumlar sistematik olarak belediye başkanlığı yaptık- larından, bu öneriye ilgi duymamışlardı.74
1950'lerin sonuna gelindiğinde belediyeler zaten resmen ayrılmış, her toplum kendi belediyesini örgütlemeye başlamıştı