Beni talihim, menhus talihim -gözlerim bağlı olduğu hâlde- bir uçurumun kenarına sevk etmişti. Gözlerimi açtığım zaman gayriihtiyari hareketlerim beni uçurumdan aşağı yuvarladı. O dakikada ne yapabilirdim? Kaderimin yaptığına itaat etmekten başka elimden ne gelirdi? İşte ben de öyle yaptım, itaat ettim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ben uğradığım felaketten sonra artık aşkımı gömmek, ebediyen ölüme mahkûm etmek istiyordum. Buna muvaffak olursam şifa bulacağımı ümit ediyordum. Fakat işte ona da muvaffak olamamıştım. Talih, çektiğim ıstırapların devamını istiyordu.
Herkes asıl İsmet Paşayı görmek istiyor, fakat bir gören, bir daha görmek istemiyor. İsmet Paşa kısa boylu, kara kuru bir adam. Hiçbir çekiciliği yok. Bir insan ne kadar ufak tefek ve silik olabilirse, o da öyle. Sanki dikkati çekmemek için özel bir deha sahibi. Mustafa Kemal'in kimselerin unutamayacağı, İsmet Paşanın da, kimselerin hatırlayamayacağı bir yüzü var.
İstanbul'da tam 168 resmi izin günü var. Cumaları Müslümanların, cumartesileri Yahudilerin, pazarları da Hıristiyanların tatil günü. Ayrıca Katoliklerin, Müslümanların ve Rumların hafta içlerinde dini bayramları var. Yahudilerin dini bayramları da cabası. Bu yüzden İstanbul'da her delikanlının en büyük emeli, bir punduna getirip banka memuru olmak.