“Abdülhamid Yıldız Sarayı’ndaki kabul odasında, ‘Suların akışını geri çevirmek mümkün olmuyor. Artık yaşlandım ve yoruldum,’ dedikten sonra Meşrutiyet’in ilanı mazbatasını imzaladı.”
“Aslında ilk günden beri Abdülhamid ile Osman Hamdi’nin yıldızı pek barışmamıştı. Aralarında çıkar ilişkisi vardı. Müze ve akademi müdürünün sarayın finansal desteği olmadan ayakta kalması mümkün değildi. Bunca yıldır müzeye bir kez bile adımını atmayan padişah ise ülkesinin modern bir devlet olduğunu Avrupa’ya göstermek için Osman Hamdi’nin yarattığı muhteşem vitrine ihtiyaç duyuyordu.”