İlk yapıldığımız sabah onu ilk kez gördüğüm ama ne olduğunu anlamadığım için kayıtsız kaldığım yerde tek başıma oturdum; ama artık orası hüzünlü bir yerdi, küçük şeyler hep onu hatırlatıyordu ve yüreğim dağlanıyordu. Bu acının nedenini pek anlayamıyordum, çünkü yeni bir duyguydu hissettiğim, daha önce hiç başıma gelmemişti, son derece gizemliydi ve kavramakta zorluk çekiyordum.
Hayvanlar konusunda hiçbir şey ters gelmiyor ona. Hepsine güveniyor, cümle hayvanat da ona güveniyor; kendisi onlara ihanet etmediğinden, onların da ihanet etmeyeceğini sanıyor.
Dediği gibi arkadaş oluvermiştik. Gece karanlığında ormanın derinliklerinde buluşup sırlarını gömen ve bunu başka hiçkimseye anlatmayan türden arkadaşlar. Birbirine ve yaptığı şeyin bir nedeni olduğuna güvenen, en kötü davranışlarını bile bağışlayan türden arkadaşlar.