Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabin ilk sayfalari inanilmaz ilgimi cekti. Kelime ile seslerin ne denli ustalikla betimlenebildigine ilk defa tanik oldum diyebilirim. Kitapta biraz elestirecegim nokta, Kaan ile Esta`nin ilskisinin biray yüzeysel ve hizli ilerliyisi. Uzun uzun alatilmasini isemezdim ama bu sekilde de biraz fazla acele edilmis. Fakat Botter Apartmani'nin sirlariyla ilgili heyecani dorukta tutmayi bilmis yazar belli bir noktaya kadar. Yapiyi gezip okumak ve romandaki kisileri orada canlandirmak da ayrica cok keyifli oldu :) Bir de sanki beni 12-13 yil öncesinin Beyoglu´na götürdü. Özlemle andim o yillari... Iliskiler örgüsünü güzel baglamis olsa da yazar kitabin sonunu biraz abarti buldum. Bir dizi tadinda bitmesi benim acimdan kitabin güzelliginden bir seyler götürmüs. Genel olarak kitataki iliskiler ve diyaloglar acisindan bana biraz yüzeysel geldi. Hikaye icerisinde tarihsel bilgilerin verilmesi olumlu buldugum noktalardan birisiydi. Beni arastirmaya ve biraz daha fazla bilgi edinmeme itti diyebilirim. Yazarin arkeoloji okumus olmasi bilgisini hem gercek tarihle yogurarak hem de tarihteki kisilere haksizlik yapmadan hikayeye yedirmesi sevdigim bir özelligi oldu romanin.
Kitabin cok yerde gördügüm olumlu yorumlarina katilamiyorum. Sadece bir türk yazar yazdi diye de harika diyemiyorum. Kitabi bitiridiginz an biraz karsisik duygular icerisine giriyorsunuz. Yazarin ilk kitabi. En az iki zaman üzerinden ilerlenmesi iddiali bir durum olmus bunu da basarmis. Fresco`nun projesini tanitma, daha doga dostu yasama özendirme, gelecek tasarimlarini roman icerisinde isleme gibi noktalar bakimindan iyi niyetli bir yazin örnegi de olmus. Elestirilebilecek notalar detaya inildiginde benim acimdan fazlalasiyor. Kitap bittiginde "aaa, ne kadar güzel kurgulanmis" diye hissettiriyor belki fakat zaman gectikce bircok elestiri yapmak mümkün. Mesela bazen bazi bilgiler verilmis fakat baglama oturmamis. Anlatim acisindan edebi metin olmaktan cok uzak. Anlatim sekilleri herkesin kurabilecegi cümleler ve bazi yerlerde tekrarlar var gibi hissettirdi (örn. S. 59/ 61) Sohbetler ise duygudan uzak. Antalya sivesi yaptigini sanmis yazar ama onu da olmasi gerektigi gibi verememis maalesef. En azindan bir bilene danisssaydi. Bazi bölümler gereksiz ya da baglantilar cok ani. Mesela Sarp`un uzun aradan sonra arkadaslarini "Merhaba Gencler!" diye selamlamasi bana itici geldi. Bir de sanki Youtube´da fazlaca popüler bilim videolari izlemis, cokca bilgi edinmis, izlediklerini bir araya getirince acaba nasil bir roman cikar diye düsünüp yazilmis bir hikaye tadi verdi. Romana sonlara dogru Elon Musk`in eklenmis olmasi metal kolla yüzen Sarp`tan sonra epey "kitsch" kacmis. Kitap fazla "dolu". Biraz yalinlastirarak iki hatta üc kitap bile cikabilirmis diye düsündürttü. Ilk defa Bilim Kurgu okudum. Maalesef bana bu türü sevdiremedi. Tabii ki yazmak cok zor ve mesakkatli bir sürec fakat uzun bir tefekkür sürecinden sonra bu disli romani tavsiye edemiyorum.
Venüs projesiİlker Korkutlar · Portakal Kitap · 098 okunma