Belli belirsiz, azar azar, ufak ufak, ne olduğunu bile anlamadan; gün gün kırıla kırıla, gün gün düzledi kendini Suna. Dümdüz oldu. Yüzünde köşesi, çıkıntısı olmayanın sıfatı, sureti olur mu? Olmaz tabii. Gün gelir aynada gördüğünü kendi bile tanıyamaz olur. Suna’nın da ruhunun hakiki sıfatı, işte böyle gün gün, çizgi çizgi kayboldu. 
İnsan hiç ağaç öykünür mü ? Öykünür tabii! İnsan evladı yeri geldiğinde dağa taşa bile öykünür. Kimi cirminden noksandır dağın heybetini öykünür; kimi yüreğindeki ateşten kavruktur taşın soğuğuna öykünür. Herkesin heves ettiği başka türlü eksikten…