yüzünü dikkatle inceledim. belki hatırlar diye ne söylediğini. hatırlayamıyordu. hatırlayamazdı.
''ne söyledim?'' diye sordu.
birden sıkıntılı bir sessizlik ihtiyacı kapladı içimi, bütün bu kavga çok anlamsız gelmeye başlamıştı. ''boş ver,'' dedim. ''artık ne önemi var ki ne söylediğinin. senin teleskopla baktığın günlere ben mikroskopla baktım. senin hatırlayamadıklarını ben unutamayacağım. bütün bunları konuşmak neye yarar o zaman, acıları daha da büyütmekten başka neye yarar, neye yarar dostum.''
kolumu tutmak istedi, elini ittim, çektim gittim. öyle kaldı arkamda. inşaat çukurunun tepesine varınca iki elimi açıp aşağı baktım, ''seni mimar yapan okulun damını sikeyim,'' diye bağırdım. ''hayatımızı çökerttin!''