Bahar gibi

Bahar gibi
@Batunc
Sanki uzun, cok uzun bir düşte, hiçbir yere doğru yürüyordu.
Evrensel
Kötüler kötüydü. Kötülük nasıl tanımlanır ki? Kötü, kötüdür - her yerde, her cinste, her ülkede.
Sayfa 82 - Can·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İşkence, insanın kötü zekâsının sonucu; bir sanat gibi tasarlanmış, bir bilim gibi mükemmelleştirilmiş, bir zevk gibi kullanılmış. Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. İşkencecinin hedefi, kurbanında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu kor kunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak... Hayır, bu olmamalı. İnsan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak.
Sayfa 56 - Can·Kitabı okudu
Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor, beyin korkuyu kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.
Sayfa 54 - Can·Kitabı okudu
"Hayalhane"
Koğuşun duvarları yalnızca bedenlerini değil hafızalarını da tutsak etmiş. Anıları birer cellat olmuş peşlerine düşüyor, onları geçmişin kuytularında boğuyor. Adına adalet dedikleri zulüm, cezayla değil, insanın kendi ruhuna vurduğu zincirle tamamlanıyor belki de. Her birinin hikâyesi, bir diğerinin acısını büyütüyor; hepsi görünmez iplerle birbirlerine bağlanmış. Bu karanlık labirentte, yaraları birbirine değdikçe bir bağ kuruyorlar. Zaman, hüzünle akıp gidiyor belki ama o hüzünlerin arasında filizlenen dostluklar, onlara özgürlüğün kıvılcımlarını sunuyor. Ve bir gün, "hayalhane"leri yeterince genişlediğinde, birbirlerinin düşlerini de kucaklayarak yeniden insan olma yolunda yürüyebilecekler. Betonun soğukluğu, demirin sertliği bile bu gerçeği değiştiremez: İnsan, hayalleriyle ve bir diğerine uzattığı elle var oluyor.
Sayfa 42 - Can·Kitabı okudu