Eskiden ne güzeldi değil mi? “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” diyen öğrencilerdik/çocuklardık. Kızsak da kırılsak da karşımızda bize değer veren öğretmenlerimizin olduğunu bilirdik ve ona göre davranırdık. Şimdi ne mi oldu? Sevgilisinden ayrıldığı için insanlara zarar veren, çok ödev verdiği için öğretmenine gıcık olan, çarşıda pazarda insanların -daha çok çocukların- kâbusu olan bir nesil çıktı. İşin tuhafı 18 yaş ve altı oldukları için cezalarda yasa gereği indirim yapılması zorunlu olan bu nesil, belki de bundan güç alarak her geçen gün daha da çoğalıyor.
“Bazı kesimler öğretmenler eğitemiyor, sonunda böyle oluyor.” diye yorumlar yaparak suçu yine öğretmenlere atmaya çalışıyor. UNUTMAYIN, EĞİTİM AİLEDE BAŞLAR! Evde eğitim veremediğiniz çocukların okulda öğretmenlerinden bunu değiştirmesini elbette bekleyin ama biraz da sizin katkınız olsun ebeveynler.
Gelelim bir diğer soruna: Artık klâsik hâle gelen 18 yaş altı suç oranlarıyla ilgili yasal düzenlemelerin artık bir an önce yapılması gerektiğini düşünüyorum ki yapılmazsa önünü alamayacağımız bir sorun bizi bekliyor. Sinekleri avlamada iyi olabiliriz ama asıl sorun bataklıksa o bataklığı kurutmadığımız sürece istediğimizi yapalım, her geçen gün yine aynısını göreceğiz.
Bu vesileyle başta Fatma Öğretmenim ve Ahmet Minguzzi olmak üzere çok elim saldırılarda hayatını kaybeden tüm kıymetlilerimize rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.