İslam ahlak geleneğinde bir ilke vardır: Kul yaptığı kusurları kendisinden bilmeli, iyilikleri ve faziletleri ise Allah'ın ikramı olarak görmeli, kendisine mal etmemelidir.
Bu, kulun Allah'a göstermesi gereken bir nezaket çerçevesinde mütalaa edilir.
Ama her birimizin de, kültür ve toplumsallık içinde erimiş, eprimiş, gazı kaçmış, tarihi geçmiş, tazeliğini yitirmiş, cicim aylarından eser kalmamış, uzatmalı dindarlığımızı gözden geçirmemiz gerekir.
İman, bizi ateşleyen, bizi rüzgarla dolduran, Allah’ın huzuruna fırlatan, nefes kesen bir şey olmadığında, bir yük, bir alışkanlık haline gelecektir.
Bir yükle ömür boyu yaşamak da, ne bileyim?