Beyza Ayas

Beyza Ayas
Kitap,Film,Makale,Video,Gezi,Haber... İlgimi çeken,beğendiğim ne varsa başta kendim için ilgilenenlere de faydalanmaları amacıyla paylaşmak içindir sayfam
“Şu hakikat hiç unutulmamalıdır ki, tevâzû ve mahviyete bürünmenin gerekli olduğu durumlarda kibre kapılıp böbürlenmek, nasıl çirkin bir tavır ise; vâkar vasfındaki tekebbürün câiz ve hattâ lüzumlu olduğu durumlarda tevâzû göstermek de zillettir.” “Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan hiçbir kimse cennete giremez.” Müslim,Îman,148-149 (Lâkin bunun yanında,İslâm’a ve onun değerlerine karşı cürʼetkâr bir sûrette hareket eden,düşmanca tavırlar içerisine giren kâfir ve fâsıklara karşı İslâm’ın izzet ve haysiyetini muhâfaza etmek için yapılan tekebbür, makbûl sayılmıştır. Nitekim; “Kibirliye karşı kibir, sadakadır.” buyrulmuştur. (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, IV,) Zîra böyle durumlarda bu fıtrî sermâye, yerinde, haklı ve müsbet bir sûrette kullanılmış olur. Onun ismi de artık kibir değil, “vakar” olur. Güzel ahlâkın ayrılmaz bir parçası olan vakar, Cenâb-ı Hakk’ın sevip râzı olduğu sâlih kullarının bir vasfıdır.Nitekim âyet-i kerîmede: “(O sâlih kullar), yalan yere şâhitlik etmezler, boş sözlerle karşılaştıklarında vakâr ile (oradan) geçip giderler.” (el-Furkân, 72) buyrulmuştur. Şu hakikat hiç unutulmamalıdır ki, tevâzû ve mahviyete bürünmenin gerekli olduğu durumlarda kibre kapılıp böbürlenmek, nasıl çirkin bir tavır ise; vakar vasfındaki tekebbürün câiz ve hattâ lüzumlu olduğu durumlarda tevâzû göstermek de zillettir.) (Osman Nuri Topbaş Hocaefendi)
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mucizevi yollarla düşmanları kovacak, fakirliği ortadan kaldıracak, refah ve aydınlanma tohumları ekecek hiçbir mehdi yoktur. Mehdi bizim tembelliğimizin ve içimizde büyüyen güçsüzlük hissinin doğurduğu sahte umudun adıdır. Aliya İzetbegoviç-İslam Deklarasyonu
Eğer bu hayatta bir şeyden ödün vereceksen; uyumaktan, gezip tozmaktan, televizyon seyretmekten, internette vakit harcamaktan ödün ver ama her gün Kur'an okumaktan, Allah'ı zikretmekten ödün verme. Rabbe ayırdığın vakit sâfâ, boşa geçen vakitler cefâdır. Soner Duman
SİZCE GÜNÜMÜZDE BOŞANMA ORANLARININ ARTMASININ SEBEBİ NEDİR? “Evlilik=Mutluluk” gibi gerçekliği olmayan bir denklem kurulması, buradan hareketle evlenilmesi ve umulanın bulunamaması. Hâlbuki evlilik mutlu bir hayat vermez, sâdece “mutlu anlar” verebilir. O anlar ise bedel olarak ağır sorumluluklar ve fedakarlıklar ister. Kısacası günümüzde arzu edilen bazı “mutlu anlar” birkaç yılda yaşanıyor ve fakat hesap ödenmeden sıvışılıyor. Koca kahrı çekmek, hizmet etmek, sınırlarına katlanmak zordur... Kadınların taleplerine, nazlarına, aşırılıklarına tahammül etmek zordur... İnsanın bir gerçeği var... Bununla yüzleşmek, kabullenmek ve buna razı olarak evlenmek gerekir. Nasıl ki insanın anne-babası huysuz olabiliyorsa, kardeşleri geçimsiz olabiliyorsa; karısı/kocası da bu oranda huysuz ve geçimsiz olabilecektir. Bunun farkında olmak gerekir. Son olarak; insanlar evliliklerinin sadece güzel, mutlu, sevinçli anlarını paylaşır ya da dışarıya yansıtır. Bundan mütevellit siz bazı evliliklerin mükemmel olabileceği kanısına varırsınız. Halbuki öyle bir dünya yok. Anne babanızın evliliğine bakın kendi evliliğinizi görün. İlk bir kaç yıldan sonra aşağı yukarı yaşayacağınız hayat odur. Hatta bir noktadan sonra bürüneceğiniz kişilik de odur. Onun için çok büyük beklentiler içine girmemek gerekir... Mesut Özbilir
Peygamber Efendimiz ﷺ buyurdu k; “Allah’tan af ve âfiyet dileyiniz; zira bir kimseye imandan sonra âfiyetten daha hayırlı bir şey verilmemiştir.” Tirmizî